Alper Akdeniz, ruhunun derinliklerinden süzülen kelimelerle, okuru yalnızlığın, aşkın ve hayatın sorgulandığı eşsiz bir yolculuğa çıkarıyor. Bu deneme kitabı, bazen bir fısıltı gibi kulağınıza çarpan, bazen de bir çığlık gibi içinizi titreten, ama her zaman sizi size anlatan satırlarla dolu. Yazar, aşkın en karmaşık denklemlerini, kaybedişin acı tadını ve umudun incecik ışığını, incelikli ve cesur bir dille harmanlıyor.
İzmir sokaklarından, çocukluk anılarına, oradan da kalbinizin en kuytu köşelerine uzanan bu yolculukta, yazarın babasına olan sevgisi, kaybedilenlerin hüznü ve yaşanılan her anın kıymeti, satır aralarından size dokunacak. "Senden sonrası cehennem!" diyen bir isyanla, "Aşkın manifestosu"nu ilan eden bir kararlılık arasında salınan bu eser, okuyucuyu kendi iç dünyasıyla yüzleşmeye davet ediyor.
"Buralar hep kırmızı" bir düşüşün, "gözlerin sokak adları" bir aşkın ve "elli yıl sonra: kimse var mı?" bir vedanın ötesine taşıyor anlamı. Alper Akdeniz, "Dudaklarımı ıslatmayacak mısın?" diye sorarak bekleyişin sonsuzluğunu, "Soru işaretlerinden mızrak yapan kadın" ile sorgulamanın keskinliğini gözler önüne seriyor. Bu kitap, sadece bir okuma deneyimi değil, aynı zamanda ruhunuza işleyecek, sizi düşündürecek ve hissettirecek derin bir yolculuk vaat ediyor.
Hazır mısınız, kalbinizin en saklı odalarında kaybolmaya ve Alper Akdeniz'in bu samimi davetine kulak vermeye? Alice, belki de bu kez harikalar diyarına sizinle gelecek.